BU BAŞIMIZA GELEN NE YAV – COVİD DÖNEMİ

COVİD’den de bıktım, pandemiden de bıktım, maskeden de bıktım, hay yasakların da, ekonominin de, iklim dengesizliğinin deeee.Öyle bir dönemde gençliğimi yaşıyorum ki, yaşayamıyorum.Okulun yokluğunun boşluğunu bu kadar hissedeceğimi tahmin etmezdim.Bir şeyler öğrenmek istiyorum.Evde otururken vakit zaten çok e öğren diyenler olabilir, pandemi psikolojisi istediğim şeyleri yapmaya enerji de bulamıyorum artık.Aile ile yaşamak güzel-di.Tabii üniversiteye gidip kendi evimde yaşayana kadar.Türküz biz, üniversiteye gittin mi artık aile evinde bir odan yok artık.Gözünü seveyim öğrenci evi.Alıştın mı aile ile yaşamak batıyor insana artık.Neyse ki ara ara Ankara’ya gidiyorum da canım yatağımla birbirimizi unutmuyoruz.Bana kafamın rahat olabildiği bir yer olduğunu unutturmuyor.Mezun olup KPSS çalışmak için aile evine dönüp birkaç yıl çalışanları düşünüyorum, meğer siz ne ateşler içindeymişsiniz yahu.

”Ben, hiçbir zaman dünyayı umursamadan hayatın tadını çıkarabilen rahat bir insan olamadım. O yürek yok bende.”

Cesare Pavese

Bu sıralar bir de gelecek kaygısı tavan yaptı.Yanlış anlaşılma olmasın biz türk genciyiz bizde her zaman gelecek kaygısı vardır da, bu pandemi süreci malum sebeplerden dolayı ekonomi de sıyırdı kalan umutlarımızı.Biz de kafayı sıyırıyoruz yavaştan.Mezun olunca ne yapacağım diye düşünmekten bazı geceler uyuyamıyorum.Hacettepe’de eczacılık okurken böyle isem diğer fakülte öğrencilerini düşünemiyorum.Gerçi belki herkes benim gibi deli değildir.Staj ararken kalan umudum da puff.Öyle bir jenerasyon ki bu bizim orta yaş-yaşlı grup, ne geliyorsa başımıza onlar ve onların eziklik, dramatiklik ve garibanlık sevdasından geliyor.Mesleğini öğrenmek için bu kadar hevesli gençler var karşınızda kapı kapı geziyorlar staj bulmak için her kapı kapanıyor yüzlerine.Sen bu mesleği kime emanet edeceksin dayı? Bize öğretmezsen, keyfin kaçmasın diye anca yoluna bakarsan ne olacak mesleğinin geleceği? Zaten 100 yaşına gelip hala eczane işletiyorsunuz, yeni mezunlara meydan bırakmamaya devam.Şu zorunlu emeklilik getirilse keşke eczacılara.Eczanelerin bakkal gibi görülme sebebi de bu kazık çakmış fosil eczacılar.Kendi geliştirmiyorsun, gelişmeleri takip etmiyorsun, en yakın sağlık danışmanısın sözde eczacım.Hala dermakozmetik ürünü olmayan çok eczane var dedelerin işlettiği.Esnaf kafası ile devam ettiğiniz sürece bakkalız zaten farkımız yok.

Sosyal medya ise eczacıların yapması gerekenleri üstlenmiş influencerlar ile dolu.Şurama bu kremi kullanıyorum, kaşıma şunu kullanıyorum, yağı bol buldum malum yerime sürüyorum, aşağıya link bırakıyorum.Hadi bunlar neyse de artık ilaç önerenler de çok.Geçen bir ablamızı gördüm Coldaway C öneriyor hikayesinde.Yav ben eczacılık 4.sınıf öğrencisiyim, diş macunu soranlara bile üç kez düşünüp ancak öneride bulunuyorum.Bonibon mu bu?

Neyse ki kedimiz Muhterem geçen ay doğurdu.Dört yavrucuğumuz oldu.Ortalarda gezinip dövüşüyorlar ancak işte.Fotoğraflarını bırakacağım buraya.Onları izlemek çok eğlenceli.Refleks gibi bir şey bu, dümdüz dursa olduğu yerde gözün değse gülüyorsun, mutlu oluyorsun.

Aslında biz böyle ufak şeylerden mutlu olan insanlarız da, son zamanlarda o ufak şeylerden bile mahrum kaldık işte.Hava kararınca çıkıp bisiklet ile bir tur atmak oldukça deşarj ediyor beni ama kadın cinayetlerinin böyle herkesi dehşete düşürdüğü, kadınların twitterda 12 nisan hashtagi ile tehdit edildiği dönemde, bu da bir lüks benim için artık.Sonumuz hayrolsun diyelim.

Bir de şu sıralar dinlediğim birkaç şarkı;

Polonyum-210 Zehirlenmesi: Adli Vaka

1 Kasım 2006’da Litvinenko aniden hastalandı ve hastaneye kaldırıldı. Üç hafta sonra öldü ve ölümcül polonyum-210 ile indüklenen akut radyasyon sendromunun doğrulanan ilk kurbanı oldu.Litvinenko’nun FSB’nin suistimalleri hakkındaki iddiaları ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olağandışı hastalığının arkasında olduğu yönündeki ölüm döşeğindeki suçlamaları dünya çapında medyada yer almasına neden oldu.

Hastalık ve Zehirlenme

1 Kasım 2006’da Litvinenko aniden hastalandı. O günün erken saatlerinde Andrey Lugovoy ve Dmitry Kovtun ile tanışmıştı. Litvinenko ayrıca, Romano Prodi’nin KGB ile bağlantıları hakkında iddialarda bulunduğu bir İtalyan subay ve ” nükleer uzman” Mario Scaramella ile Londra’da bir suşi restoranı olan Itsu’da öğle yemeği yemişti.

1 Kasım’dan sonraki birkaç gün boyunca Litvinenko şiddetli ishal ve kusma yaşadı.Bir noktada yardım almadan yürüyemiyordu.Ağrı şiddetlendiğinde, Litvinenko karısından yardım için bir ambulans çağırmasını istedi.Birkaç hafta boyunca, Litvinenko’nun durumu, doktorlar hastalığın nedenini araştırdıkça kötüleşti.Litvinenko fiziksel olarak zayıfladı ve bilinçsiz dönemler geçirdi.Litvinenko’nun ölüm döşeğinde bir fotoğrafı çekildi (Şekil 3) ve halka açıklandı.Litvinenko, “Dünyanın bana ne yaptıklarını görmesini istiyorum.” dedi. 

3 Kasım 2006’da Litvinenko (Edwin Carter adı altında) Londra Barnet Hastanesinde daha fazla araştırma yapılabilmesi için kabul edildi.Kan ve idrar örnekleri test için Birleşik Krallık Atom Silahları Kurumu’na gönderildi.Buradaki bilim adamları gama spektroskopisi kullanarak radyoaktif zehir için test yaptılar.Gama ışınları tespit edilmedi; ancak, 803 kilo-elektron volt (keV) enerjide, arka planın üzerinde zar zor görülebilen küçük bir gama ışını artışı fark edildi.Tesadüfen Britanya’nın atom bombası programı üzerinde çalışan başka bir bilim adamının onlarca yıl önce, küçük artışa ilişkin bir tartışmaya kulak misafiri olması ve bunu, nükleer bombaların kritik bir bileşeni olan polonyum-210’un radyoaktif bozunmasının gama ışını sinyali olarak kabul etmesini sağlıyor. 22 Kasım akşamı, ölümünden kısa bir süre önce, doktorlarına zehirin polonyum-210 olduğu bildirildi. Alfa parçacıklarını tespit etmek için tasarlanmış spektroskopi kullanılarak daha büyük bir idrar numunesi üzerinde yapılan ilave testler, ertesi gün sonucu doğruladı.

En yaygın radyasyon kaynaklarının aksine, polonyum-210 çok az gama radyasyonu yayar ve bu nedenle Geiger sayaçları gibi yaygın radyasyon dedektörleri tarafından nispeten görünmezdir.Bu, doktorlar ve Scotland Yard tarafından hastanede Geiger sayaçlarıyla yapılan testlerin neden negatif olduğunun sebebiydi.Hem gama ışınları hem de alfa parçacıkları iyonlaştırıcı radyasyon olarak sınıflandırılır ve radyasyon hasarına neden olabilir. Alfa yayan bir madde, kısa menzilli bir silah gibi canlı hücrelere etki ederek, yalnızca yutulduğunda veya solunduğunda önemli hasara neden olabilir. Ölümünden saatler önce Litvinenko, özel ekipman kullanılarak alfa yayıcılar açısından test edildi. 

Ölümünden kısa bir süre sonra, Birleşik Krallık Sağlık Koruma Ajansı, testlerin Litvinenko’nun vücudunda önemli miktarda polonyum-210 ( 210 Po) bulunduğunu tespit ettiğini söyledi. İngiliz ve ABD hükümet yetkilileri, 210 Po’nun bir zehir olarak kullanımının daha önce hiç belgelenmediğini ve muhtemelen ilk kez birinin vücudunda 210 Po’nun varlığı için test edildiğini söyledi.

Polonyumun İzleri

Dedektifler, Londra içinde ve dışında üç farklı tarihte üç farklı polonyum izini izlediler ve soruşturmaya göre Andrey Lugovoy ve Dmitry Kovtun , son ve başarılı olandan önce Litvinenko’ya polonyum uygulamak için iki başarısız girişimde bulunduklarını öğrendi. İlk girişim 16 Ekim 2006’da, ajanların Litvinenko ile görüşmelerinden önce ve sonra ziyaret ettikleri her yerde radyoaktif izler bulunduğunda gerçekleşti.

Görünüşe göre, Lugovoy ve Kovtun, radyoaktif bir zehirle uğraştıklarını tam olarak anlamadılar. Gazeteci Luke Harding, davranışlarını “aptalca, intihara meyilli” olarak nitelendirdi; sızdıran bir konteyneri tutarken, onu otel odalarında sakladılar, sızıntıları temizlemek için sıradan havlular kullandılar ve sonunda zehri tuvalete attılar. 17 Ekim’de, belki de odalarını kirlettiklerinin farkına vardılar, erken ayrıldılar, başka bir otele taşındılar ve ertesi gün Londra’dan ayrıldılar.

Bir başka başarısız suikast girişimi de 25 Ekim’de Lugovoy ve Kovtun’un tekrar Londra’ya uçtuğunda meydana geldi. Litvinenko ile görüşmeden önce otellerinde radyoaktif izler bıraktılar, ancak muhtemelen toplantı odasındaki güvenlik kameraları nedeniyle zehiri vermediler.Zehri yine odalarındaki tuvalete attılar ve Londra’dan ayrıldılar. 

Litvinenko’yu zehirlemeye yönelik üçüncü girişim 1 Kasım saat 17.00 de Millennium Otel’de gerçekleşti.Litvinenko’nun arabada bıraktığı radyoaktivite miktarı o kadar önemliydi ki, araba kullanılamaz hale geldi.Sonraki üç gün boyunca evinde dokunduğu her şey kirlendi. Ailesi, altı ay sonra bile eve dönemedi. Karısı polonyum yediği için pozitif çıktı.Suikastçıların geride bıraktığı radyoaktivite kalıpları ve seviyeleri, Litvinenko’nun polonyumu yuttuğunu gösteriyor.

Litvinenko’yu öldürmek için radyoaktif bir maddenin kullanıldığına dair haber çıktığında, bir grup bilim insanı kirlenmenin ne kadar uzağa yayıldığını öğrenmek için acele bir çalışma yürütüyor.

Hey Jo Abracadabra barında, Dar Marakeş restoranında ve Lambeth-Mercedes taksilerinde Po-210’un izleri de bulundu. 

Lugovoy’un bıraktığı izler, Litvinenko ile ikinci görüşmesinden bir gün önce 31 Ekim’de ziyaret ettiği ofiste de bulundu. Kovtun’un bıraktığı izler Almanya’nın Hamburg kentinde bulundu.İzler, 25 ve 31 Ekim tarihlerinde sefer yapmış olan  yolcu uçaklarında  bulundu. 

İngiliz Havayolu Şirketi daha sonra, yaklaşık 33.000 yolcuyu içeren kontamine uçağın 221 uçuşunun bir listesini yayınladı ve potansiyel olarak etkilenenlere yardım için İngiltere Sağlık Bakanlığı ile iletişime geçmelerini tavsiye etti.5 Aralık’ta, tüm müşterilerine bir e-posta göndererek, uçağın Birleşik Krallık Sağlık Koruma Dairesi tarafından güvenli ilan edildiğini ve hizmete yeniden gireceğini bildirdiler.

Polonyum Hakkında

  • Dış kontaminasyon radyasyon hastalığına neden olmaz.
  • 210Po başlangıçta kırmızı kan hücrelerinde ve daha sonra karaciğer, böbrekler, dalak, kemik iliği, gastrointestinal (GI) sistem ve gonadlarda yoğunlaşır. 
  • 210 Po idrar, safra, ter ve nefesle atılır ve ayrıca saçta da birikir. 
  • Yutulduktan sonra dışkıda absorbe edilmemiş 210 Po bulunur. 
  • Erkeklerde eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık 30-50 gündür. 
  • Emilen doz yeterince büyükse (örn.> 0,7 Gy), 210Po, ARS’ye (Akut Radyasyon Zehirlenmesi) neden olabilir. 
  • Bu, maruziyetten sonra mide bulantısı, kusma, iştahsızlık, lenfopeni ve bazen ishalin geliştiği bir prodromal faz görülebiliyor.
  • Daha yüksek radyasyon dozları, semptomların daha hızlı başlamasına ve lenfosit sayısında daha hızlı bir azalmaya neden olur. 

Polonyum Kaynakları ve Üretimi 

Polonyum’un mikroskopik miktarları sadece devlet tarafından üretilebilir.

Çoğu ülkede polonyum-210 üretimi durdurulduğu için, dünyanın tüm yasal polonyum-210 ( 210 Po) üretimi Rusya’da gerçekleşiyordu.Rusya tarafından her yıl araştırma ve endüstriyel amaçlar için yaklaşık 85 gram üretilmekteydi.Rusya’nın devlet atom enerjisi kurumu RosAtom’un başkanı Sergei Kiriyenko’ya göre, tek bir yetkili tedarikçi aracılığıyla ABD şirketlerine yılda yaklaşık 0,8 gram ihraç ediliyor.Ancak Rus araştırmacılar polonyumun kaynağını belirleyemediklerini söylediler. 

Bir numunedeki polonyum ve kurşun oranını ölçerek, polonyumun üretim tarihi belirlenebilir.Litvinenko’nun öldürülmesinde kullanılan izotop, İngiliz teorik fizik profesörü Norman Dombey tarafından izlendi: 

Bay Litvinenko’yu zehirlemek için kullanılan Po-210, Rusya’nın Sarov kentindeki Avangard tesisinde yapıldı. Rusya’nın Ozersk kentindeki Mayak tesisinde izotop üreten reaktörlerden biri, bizmutun ilk ışınlanması için kullanıldı. Bana göre zehirlenmeden Rus devleti veya ajanları sorumluydu.

Ricin – Güçlü Bir Cinayet Zehiri

Batı Londra adli tıp görevlisi tarafından 31 aralıkta düzenlenen soruşturmada, adli tıp görevlisinin kararına göre 49 yaşındaki Bulgar Georgi Markov’un ölüm sebebi olarak İngiltere’de daha önce kaydı olmayan bir maddenin, cinayet zehri olarak kullanıldığı yayınlandı.Bu olağanüstü durumda kullanılan toksik madde, hint yağı tohumuydu.Uygulama yöntemi de aynı derecede tuhaftı.

Ölüm Koşulları

Bayan Markov soruşturmada verdiği ifadeye göre, o sırada eşi Bay Markov, Waterloo yakınlarında otobüs bekliyordu.Sağ uyluğunun arkasında bir batma hissederek etrafına bakan Bay Markov bir adamın şemsiyesini düşürdüğünü görmüştü.Özür dileyen adam hemen taksiye binerek kaçtı.Bay Markov eve döndü ve yüksek ateş ile beraber birkaç saat sonra hastalandı.Bayan Markov kocasının pantolonunun içinde kan bulduğunu ve sağ uyluğunun arkasında bir iz gördüğünü anlattı.

Bay Markov’un ateşi ertesi gün de devam etti ve Balham’daki hastaneye yatılırdı.Sağ uyluğunun muayenesinde iltihaplanma ve 2 mm’lik çaplı bir delinme işareti saptandı.Bay Markov’un kan basıncında hızla düşüş ve vücut sıcaklığında ani yükselme görüldü.Lökosit sayımından sonra, geçiçi kan dolaşımı enfeksiyonu tanısı konuldu.Bay Markov, sonraki üçüncü gün öldü.

Ölüm Sonrası Bulgular

Dr. Rufus tarafından gerçekleştirilen otopside deri altında içinde toksik bir madde tutabilecek, platin ve iridyum alaşımdan oluşan metalik 152 mm çapında küre iğne bulundu.İki küçük delik açılmıştı.Her bir deliğin çapı 0.35 mm idi. Pelet, Dr. David Gall tarafından incelendi. Porton Down’da Kimyasal Savunma  kuruluşunda Dr. David Gall tarafından incelenen pelet küreli iğne içerisinde zor da olsa bir zehrin izolasyonunun mümkün olduğunu ve  bu zehrin de büyük olasılıkla risin olduğu saptandı.

Semptomlara göre böyle bir şey için olağanüstü yüksek toksisite gerektirmesi, düşük  doz risini neredeyse tek seçenek haline getirdi.Bay Markov’un aldığı doz; domuz ile yapılan deney üzerinden yapılan çıkarımlarla, hayvanı 26 saat sonra hastalıktan öldürecek düzeydeydi.Adli tıp görevlisi risinin zehirli ajan olarak kullanıldığına ikna olmuştu.Bay Markov yasadışı bir şekilde öldürülmüştü.

Ricin

Ricin, hint fasulyesi bitkisi Ricinus communis’den ezilerek elde edilebilen ribozom inaktive edici bir toksindir.Sitoplazmaya kolayca girerek protein sentezini durdurur.Aminoasitlerin bağlanmasını engeller.

Ricin solunduğunda, yutulduğunda ve enjekte edildiğinde çok toksiktir.Hasarlı cilt ile temas ederse ya da toz halinde göze kaçarsa da toksik olabilir.Yutulursa peptidazlara dirençli olmadığından hasta çoğu zaman kurtarılabilir.Semptomlar alınma yoluna göre değişebilir.Ortaya çıkmaları dakikalar ile günler arasında değişebilir.Risin zehirlenmesi, gastroenterit veya solunum yolu hastalıklarına benzer bir görünüme sahip olabilir.Kişiden kişiye aktarım gerçekleşmez.

Ricin detoksifiye edilirek tarımda faydalı bir ürün olarak kullanılabiliyor.Protein olduğu için, antikor tarafından tanınan kanserli hücreleri hedeflemek için bir monoklonal antikora bağlanabilir.Şu anda risine dayalı hiçbir onaylanmış terapötik madde bulunmamakla birlikte, tümörlerin tedavisinde hedeflenen hücreleri yok etmek için bir “sihirli mermi” olarak kullanılma potansiyeline sahiptir.

Klinik Bulgular

Yutma: Hafif zehirlenme mide bulantısı, kusma, ishal ve / veya karın ağrısına neden olabilir. Orta ila şiddetli zehirlenmede, gastrointestinal sistem semptomları ilerleyerek (4-36 saat) hipotansiyona, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğuna ve muhtemelen ölüme neden olabilir.

Soluma: Hastalık 8 saat içinde ortaya çıkabilir ve öksürük, nefes darlığı, artralji ve ateşi içerir ve ilerleyerek solunum sıkıntısı ve ölüme kadar ilerleyebilir.

Enjeksiyon: Başlangıçtaki (yani 6 saat) semptomlar genelleşmiş halsizlik ve miyaljileri içerebilir; hastalığın ilerlemesi (24-36 saat) kusma, ateş, hipotansiyon ve / veya çoklu organ yetmezliği ve ölümü içerebilir.

Laboratuvar Testi

Biyolojik sıvılardaki risini tespit etmek için klinik olarak doğrulanmış yöntemler mevcut değildir.

Risin (kanda) ve risinini (idrarda) tespit etmeye yönelik analitik yöntemler, bir acil müdahale ortamında referans laboratuvarlarında (ABD Ordusu Bulaşıcı Hastalıklar Tıbbi Araştırma Enstitüsü ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) bulunabilir.Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ve Laboratuvar Müdahale Ağı laboratuvarları, çevresel numunelerde risini tespit etmek için testler yürütür.

Benzer Vakalar ve Ricin Kullanımı

Bulgar sığınmacı Vladimir Kostov, on gün önce derisinin altına risin içeren bir pelet enjekte edilmesini içeren benzer bir suikast girişiminden de sağ kurtuldu.Çünkü bu kez pelet yağ dokuya enjekte edilmişti ve ricin yağda çözünmüyordu.

Ağustos 1981’de, çift taraflı ajan Boris Korczak, Virginia’da bir bakkaldayken risin içeren bir tabancayla vurulmaktan kurtuldu. 

2003 yılında, Beyaz Saray için posta işleyen bir tesiste risin tespit edildi. Ancak kimse zarar görmedi. 

Nisan 2013’te Başkan Barack Obama, Mississippi Senatörü Roger Wicker ve Lee County’ye gönderilen zarflar, risin pozitif çıktı.Tutuklanan suçlu Mayıs 2014’te suçunu kabul etti.

Mayıs 2013’te, aktris Shannon Richardson risin içeren mektupları Başkan Barack Obama, New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg ve o sırada Genel Müdür olan Mark Glaze’e postaladı.

Risin ile Mücadele

Risin salgılanmasına ve bir terörist silah olarak risin tedarik edilmesine yönelik son tehditler, klinisyenlerin ve halk sağlığı görevlilerinin risin maruziyetini düşündüren hastalıklara karşı tetikte olma ihtiyacını vurgulamaktadır. Risin zehirlenmesinin klinik belirtileri, maruziyet yollarına bağlı olarak değişecektir. İnandırıcı bir tehdit durumunda, klinisyenler gastrointestinal veya solunum yolu hastalığı olan hastalarda, özellikle giderek kötüleşen semptomlar ve organ disfonksiyonu durumunda risin zehirlenmesini düşünmelidir. Erken teşhisi kolaylaştırmak ve daha fazla morbidite ve mortaliteyi azaltmak için, zehir kontrol merkezleri, halk sağlığı ve yerel kolluk kuvvetleri, risin maruziyeti veya risin zehirlenmesiyle uyumlu hastalık salgını ile ilişkili bilinen herhangi bir hastalıktan haberdar edilmelidir.

Risin maruziyetinden şüphelenilen tüm vakalar, zehir kontrolüne ve sağlık departmanına bildirilmelidir.Ricin, Amerika Birleşik Devletleri Sağlık ve İnsan Hizmetleri Seçilmiş Ajanlar ve Toksinler Listesi’nde yer almaktadır.

İnorganik Cıva Zehirlenmesi: Adli Vaka Sunumu

1.Giriş

Öncelikle vakamızdaki zehirli madde olan cıvadan bahsedelim.

Civa, benzersiz fiziko-kimyasal özelliklere sahip ağır bir metaldir.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından halk sağlığı açısından en zahmetli on kimyasaldan biri olarak kabul edilmektedir.Toksisite spektrumu, sunduğu kimyasal forma bağlıdır: elemental (metalik), organik veya inorganik.

Bilinen zehirlenmeler esas olarak mesleki (madencilik, tarım, yakma) veya diş amalgamlarının kullanılması veya kontamine balık ve kabuklu deniz ürünlerinin tüketimi ile ilgilidir.Günümüzde, özellikle inorganik cıva bileşiklerini içerenler olmak üzere, toksik miktarlarda civaya akut maruz kalma giderek daha nadirdir.Kasıtlı zehirlenmelerden bahsedersek, oran daha da düşüktür.

Cıvanın toksikokinetiğine dair artan bir anlayış olmasına rağmen, insanlarda biyoyararlanımı hakkında ortaya çıkan teorileri destekleyen çalışmalar hala eksiktir. Tüm kurbanların klinik seyri ve ölüm sebepleri, ölüm öncesi ve sonrası numune konsantrasyonları ve otopsi bulguları – inorganik cıva yutulmasıyla akut zehirlenmenin belirli özelliklerini karşılayan bir durumu göstermektedir.

Bu vaka sunumunda, cıva oksit sindirerek intihar eden nadir bir vakayı anlatacağız.Ulusal Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü’nün Kuzey Şubesi’nde otopsi yapılan cıva oksit ile intihara meyilli bir ölümcül zehirlenme vakası sundular. Ölüm nedenini ve buna bağlı yasal amaçları belirlemek için önemli bilgiler, otopsi bulguları ve histolojik ve toksikolojik analiz için örnekler toplandı.

2.Vaka Raporu ve Olay Yeri İncelenmesi

2.1 . Hastaneye kabul ve tedavi

      53 yaşındaki kimya öğretmeni bir kadın, kocası tarafından yatak odasında yerde yatarken bulundu. Klinik geçmişi, servikal fokal başlangıçlı genel bir distoni olduğunu ve yıllar önce şarj edilebilir bir elektriksel beyin stimülatörünün implantasyonuna gönderildiğini gösterdi. Halen bilinci yerinde olan hasta, hastaneye kaldırıldı ve kasıtlı olarak belirleyemediği bir miktarda cıva oksidi yuttuğunu söyledi.

Hastanın klinik tablosunda alt kadranda karın ağrısı, kusma, hipotansiyon ve hipokalemi görüldü. Yakıcı etkilere ve öngörülebilir karaciğer ve böbrek hasarına rağmen tam kan sayımı, hepatik ve renal fonksiyonlar ve pıhtılaşma analizi hiçbir değişiklik göstermedi.Önleyici tedbirler (mide yıkama, aktif kömür, KCl ve sıvı) alınarak yoğun bakıma sevk edildi. Nörolojik durum, gaz değişimi, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında  kötüleşme vardı. Endoskopik incelemelerde parenterik beslenme gerektiren kostik gastrit ortaya çıktı.Üçüncü gün entübasyon, mekanik ventilasyon, sedoanaljezi ve renal replasmana ihtiyaç duyuldu ve sürekli hipotansiyonu kontrol etmek için değişken dozlarda aminerjik destek kullanıldı. Torasik tomografi ve solunum sisteminin fonksiyonel değerlendirmesi, akut solunum sıkıntısı sendromunu ortaya çıkardı.

     Tüm çabalara rağmen hasta, akut böbrek yetmezliği ve akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) tanısıyla başvurudan 15 gün sonra kaybedildi.

2.2 . Otopsi ve histopatolojik bulgular

     Dış muayenede patologlar, hastanede, infraklaviküler bölgelerde, hem yumruk hem de kasık bölgesinde genelleşmiş alopesi ve tıbbi müdahalelerden çok sayıda iğne bulgusu buldular.Elektro stimülatör, deri altındaki sol iliak bölgede ayırt edilebiliyordu. Sol parietal bölgede bir yara izi, karnın sol tarafında, göğüs kafesinde ve boyunda, sol temporal bölgede ve frontal ve parietal bölgeler arasındaki geçişte meydana gelen tümörlerin iki beyin elektrodu ve uyarıcıya bağlanan sistemle ilişkili olduğu varsayıldı.

2.3 . Toksikolojik analiz

     Toksikolojik analizler, etanol, yasadışı ilaçlar ve tıbbi maddeler için NB-NILMFS Adli Kimya ve Toksikoloji Servisi’nde gerçekleştirildi.  Hastane uygulamasından (opioid analjezi) kaynaklanan, etanol bulunmadı ve kanda tespit edilen tek yasadışı ilaç (706 ng / mL) morfin idi.

     Cıva, dalak, safra, beyin, karaciğer, akciğer, böbrek ve kalp kanı örneklerinde ölçüldü. Bu analizler, Eczacılık Fakültesi Toksikoloji Laboratuvarı’nda, hastane örneklerinde cıva ölçümü yapan aynı laboratuvar olan Elektrotermal Atomizasyonlu Atomik Absorpsiyon Spektrometresi ile gerçekleştirildi.

3.Tartışma

     Bu metalin toksisitesini tartışmak için organik ve inorganik formları birbirinden ayırmak çok önemlidir. Metil cıva, organik formlar içinde maruz kalmanın ana kaynağıdır ve dünya çapında artan bir endişe haline gelmektedir. İnorganik bileşikler arasında, iki değerlikli cıva tuzu en önemli toksik formlardan biridir, ancak cıva buharı inorganik forma en yaygın maruziyettir.

     Kurban tarafından alınan bileşik, özellikle iki değerlikli bir cıva tuzuna karşılık gelen inorganik bir bileşikti. Tarihsel olarak, cıva klorür gibi bu maddelerin bir kısmı, tarım sektöründeki uygulamalarına ek olarak, fotoğraf geliştirme süreçlerinde ve bazı kozmetik ve tıbbi ürünlerde kullanılmıştır.Ölüm genellikle hem kazara hem de kasıtlı olarak meydana gelir.

     Şu anda, çoğu cıva zehirlenmesi vakası, mesleki veya başka türlü kronik maruziyetlerle ilgilidir (kontamine balık ve / veya kabuklu deniz ürünleri yemek, işçilerin madencilik, kimya ve elektrik mühendisliği, dental amalgam ve diğerleri arasında maruz kalması).Son yıllarda DSÖ tarafından yapılan çeşitli uyarılar ve çok sayıda müdahale cıvaya maruziyeti sınırlandırmış, bu da özellikle sanayileşmiş ülkelerde bu ölümlerin oranını düşürmüştür.Bu epidemiyolojik bağlam, cıva alımının kimyasal alanda deneyime sahip ve kimyasal bileşiklere daha kolay erişime sahip bir kimya öğretmeni tarafından yapıldığı vakamızla tutarlı görünmektedir.

     Sonuç olarak, mevcut vaka nadir de olsa, inorganik cıva yutulmasıyla tipik bir akut zehirlenme durumunu temsil etmektedir.Klinik seyir ve ölüm sebebi, ante ve postmortem ölçümler ve nekropsi bulguları literatürde yayınlanan tanımlamalara benzer.Cıvanın dağılımı geniş ve aynı zamanda çok spesifiktir.Gastrointestinal sistemdeki korozif etki açıkça gösterilmiştir ve böbrek ve karaciğer toksisitesi (akut tübüler nekroz ve hepatik nekroz) ölümcül sonucun patofizyolojik temelini oluşturarak mevcut terapötik önlemlerin yetersizliğini daha da kanıtlamaktadır.

Kaynak

Daniel Dias, José Bessa, Susana Guimarães, Maria Elisa Soares, Maria de Lourdes Bastos, Helena M. Teixeira,2016,Inorganic mercury intoxication: A case report,Forensic Science International,Volume 259,Pages e20-e24,ISSN 0379-0738,https://doi.org/10.1016/j.forsciint.2015.12.021.

Güneşi seviyoruz, peki yeterince korunuyor muyuz?

Yaz günlerinin yaklaştığı bu günlerde güneş koruyucu nedir gerçekten cildimizi korur mu koruyorsa nelere karşı korur ya da sadece yazın mı kullanmalıyız bu kremleri tarzında sorulara cevap vermek istiyorum.Öncelikle güneş koruyucumuzun yaz kış bizimle olması gerektiğini unutmamalıyız kışın daha çok kapalı alanlarda durmamız sebebiyle bunu ihmal ediyoruz fakat kışında güneş ışınlarına maruz kaldığımızı gözden kaçırmayalım.

Peki neden biz bu güneş ışınlarından korunuruz nedir bu güneş ışınları(ultraviyole ışınlar)? Güneş ışınları korunmasız ciltle temasta cildin yapı taşları olan kollajen ve elastin üretimine zarar verirler böylelikle yaşlanma sürecini hızlandırırlar.Cildin nem kaynağı hyalüronik asittir ve güneş ışınlarından etkilenen cilt kendi nemini sağlayamaz kurumaya ve gerilmeye başlar.Kurumaya başlayan ciltte ise kırışıklıklar ve ince çizgiler baş gösterir.Ayrıca güneş ışınları ciltteki pigmentlere zarar vererek lekelerin oluşmasına neden olur.Ulraviyole ışınlara bakacak olursak güneş ışınların %5’i UVB %95’i ise UVA’dır. UVB ışınları buluttan,camdan ve derimizden geçemez ancak derinin üst katmanına temasta bulunur UVA ışını cildin kalın tabakası olan alt deriye (dermise ve hipodermise) uzun dalgalar halinde ulaşarak nüfuz eder UVB ışını daha kısa dalgalar halindedir epidermisde kalır.Kırışıklık,yaşlanma ve ciltteki pigmentasyonun sebebi UVA iken cilt yanıklarının ve cilt kanserlerinin sebebi UVB ışınlarıdır.

Güneş koruyucularının hepsinin amacı aynıdır,güneşten korumak.Fakat farklı seviyelerdeki güneş ışınlarına karşı farklı içerikte kremler vardır ve doğru olanı tercih edilmelidir.Güneş koruyucusunu seçerken SPF-PA aralığı,cilt tipine uygunluğu,içeriği,suya dayanıklılığı bu noktada önemlidir.SPF; UVB ışınlarına karşı korumayı belirten ölçü faktörüdür.Kullandığınız güneş koruyucuların cildimizi UVB ışınlarına karşı ne kadar süre koruduğunu gösterir.SPF faktörü x güneş koruyucu kullanmadan yandığımız dk(ortalama 10 dk) bize kullandığımız güneş kreminin ne kadar süre duracağını gösterir.Bir örnekle açıklayalım yani ben 30 faktör bir güneş kremi kullanıyorum güneş koruyucu kullanmadan da 10 dakikada güneş ışınları beni etkiliyor(ortalama çoğu insanda 10 dk’dır) o zaman güneş koruyucum beni 300 dakika UVB ışınlarına karşı koruyabilecek.PA; The Protection Grade of UVA olarak isimlendirilir ve UVA ışınlarına karşı koruma gücünü ifade eder ve gerçek koruyucu özellikte olan bir güneş koruyucu UV-B ışınlarına koruma sağlarken UV-A ışınlarına karşı da koruma sağlamalıdır. 

PA+ ürün undefinedDüşük ve orta şiddette UVA maruziyetine karşı 2-4 saat

PA++ ürün undefinedOrta şiddette UVA maruziyetine karşı 4-8 saat

PA+++ ürün undefinedGüçlü UVA maruziyetine karşı 8 saatin üzerinde koruma sağlar.

Avene Lait Spf 50 Mineral Lotion (Mineral Güneş Losyonu) 100ml

Cilt tipine uygunluğuna baktığımızda ise aknesi olan kişiler su bazlı güneş koruyucu ürünleri kullanmaları gerekiyor, yağlı ürünler gözenekleri tıkayıp, yeni sivilcelerin oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Kuru cildi olanların ise cilde aynı zamanda nem sağlaması için krem formunu tercih etmelerinde fayda var. Deniz ve havuzda uzun süre vakit geçirenler, açık havada spor yapanlar ve terlemeye meyilli kişiler suya dayanıklı (waterproof) özelliği olan koruyucu kullanmalılar. Çünkü bu ürünler suda kalındığında veya ıslanıldığında koruyucu etkilerini 40-80 dakika sürdürebiliyorlar.

Güneş koruyucuları cildimizle direk temasa geçtiği için içeriğine dikkat ederek kullanılmalıdır.Güneş kremleri genel olarak iki gruba ayırırsak mineral ve kimyasal içerikli olarak ayırabiliriz. Mineral içerikli güneş kremleri güneşin zararlı ışınlarını dağıtarak veya vücudumuzdan yansıtarak etki gösterirler.Oldukça sağlıklıdırlar,hassas ciltler,bebekler,çocuklar ve hamileler için idealdir.Bu güneş kremlerinin olumsuz yanı ise ciltte beyaz kalıntı bırakmasıdır.Kimyasal içerikli güneş kremleri ise güneşin zararlı ışınlarını vücudumuza ulaşmadan emerler.Kozmetik açıdan kabul edilebilirler fakat hamilelerde ve bebeklerde kullanılması tavsiye edilmez.

Nerden Çıktı Bu Dezenfektanlar?

Şu sıralar oldukça duyduğumuz dezenfektansız dışarı çıkmayın,marketlerdeki ürünler dezenfekte ediliyor mu acaba gibi herkesin ağzında dolaşan laflar peki nedir bu dezenfekte etmek, neden dezenfektan kullanmalıyız biraz anlatıyım. Dezenfeksiyon enfeksiyon kaynağı olmasını önleyecek düzeyde bir nesneyi veya ortamı mikroorganizmalardan arındırma işlemidir.Yani doğru şekilde dezenfekte edip doğru dezenfektanı kullanırsak ortamımızda enfeksiyon yapacak mikroorganizma bulunmamış oluyor.Sterilizasyon ise ortamın tüm mikroorganizmalardan uzaklaştırma işlemidir. Yani sterilizasyon dezenfeksiyonu kapsar gibi düşünebiliriz. Tıbbi cihazlar kullanılırken sterilizasyon-dezenfeksiyon işlemlerine de çok dikkat edilir.

Dezenfeksiyon amacıyla kullanılan kimyasal maddelere dezenfektanlar denilir. Dezenfektanlar selektiviteleri(seçicilikleri) en düşük ve bunun sonucu olarak antimikrobiyal spektrumları en geniş ilaç grubudur. Bu cümleyle ne anlatmak istiyorum dezenfektan kullandığımızda tüm patojen mikroorganizmaları öldürmek istiyorum etki ettikleri mikroorganizmalar geniş olsun ve seçicilik yapmasın tüm patojenleri öldürsün istiyorum. Kullanan üzerinde toksik etkiye sebep olurlar bu yüzden oral(ağız) veya ıv(ıntravenoz-damaryolu) olarak kullanmayız lokal uygulama yaparız.Yani tüm vücuda versek dezenfektanı damarlar temizlenir kurtuluruz covid-19dan diye bir şey yok. Dezenfektanlar mikroplar üzerinde öldürücü etkilerine göre yüksek-orta-düşük düzey dezenfektanlar olarak sınıflandırılırlar.Vücudumuzdaki mikroorganizmaların da dezenfektanlara karşı gösterdiği direnç farklıdır. Aynı düşük düzey dezenfektan kullanarak zarflı virüsleri öldürebiliyorken mantarlara etki etmeyebilirim.Şanslıyız corona virüs zarflı bir RNA virüsüdür yani aslında mikroorganizmalar arasında dezenfektanlara en dirençsiz ve düşük düzey dezenfektanla bile öldürebileceğimiz bir virüs. En fazla toksik etkili dezenfektan borik asittir. Ameliyatlarda, açık yaralarda en fazla kullanılanı ise povidon-iyottur(batikon). Ucuz olması,ciltte tahrişi en az, toksik özelliklerinin az olması sebebiyle alkollü dezenfektanlar tercih ediyoruz. Virüs yapısında proteinler bulunur ve alkoller proteinlerin yapısını bozarak virüslerin çoğalmasını engellerler. Aslında etkileri güçlüdür fakat hızlı buharlaşma özelliğini de göz ardı edemeyiz.Etil alkolun %70 konsantrasyonu dezenfaktan için kullanılabilir ve konsantrasyonun yükselmesi etkinliği azaltır. Fakat alkol proteinleri çökeltmesi nedeniyle açık yarada ve mukozada kullanılmamalıdır .İzopropil alkol de kullanılır ve daha az uçucu olması sebebiyle etil alkolden daha etkindir. Şu aralar kimsenin elinden düşürmediği kolonyalar hacimce %40-45 etil alkol, iyonize su ve koku verici esanstan oluşur. Alkol oranının zarflı virüsü etkileyebilcek düzeyde olması son birkaç aydır bizi kolonya bağımlısı yaptı. Eczaneden aldığımız cilt dezenfektanlarında da aynı oranda etil alkol %20-30 oranında da izopropil alkol bulunuyor. Evde kendi dezenfektanımızı yapmamız belirli kontroller yapılamayacağından çok sağlıklı değildir. Dezenfektanlar virüsleri öldürüyor ama ciltte bıraktığı kuruluk hissi ufak da olsa çok kullanımda tahriş etmesi nedeniyle sadece su ve sabunun olmadığı koşullarda kullanmak uygundur.Unutmayalım ki hiçbir ürün el yıkama ve sabunun yerini tutmaz.

Neden Dermokozmetik?

Kozmetik kelimesi Yunanca cosmein dekore etmek,süslemekten türemiştir.Kozmetikler insan vücudunun epiderma, tırnaklar,saçlar,dudaklar gibi değişik dış kısımlarına uygulanmak üzere hazırlanmış tek veya temel amacı bu kısımları temizlemek,koku vermek, iyi durumda tutmak olan preperatlardır. Tabii ki bu fonksiyonları yerine getirirken insan sağlığı üzerinde olumsuz etki göstermemesi gerekir. Bunu ne ölçüde yapıyor burası biraz tartışma konusu. Dermokozmetik ürünler ise kozmetiklerle aynı amaçları barındırsalar da bunu vücutta fizyolojik etki göstererek yaparlar. Amerika’da kozmesötik ülkemizde ve Avrupa’da daha çok dermokozmetik terimini kullanıyoruz. Dermokozmetik ürünler etken madde içermesiyle ilaçlara benzerken tedavi edici olmaması sebebiyle ilaçlardan ayrılırlar. Dermokozmetikler aslında sağlık ve güzelliğin buluştuğu noktadır çünkü dermokozmetikler üretilirken dermotoloji penceresinden bakarız ona göre şekillendiririz formülasyonumuzu. Yani dermokozmetik ürünlerdeki ilk amaç geçici bir güzellik ürününü halka ulaştırmaktan ziyade cilt problemini saptayıp istenmeyen semptomları azaltmaktır. Bunu biraz daha anatomik açıdan inceleyelim. Cildimiz 3 katmandan oluşur bunlar epidermis,dermis ve hipodermis. Epidermis en dış ve dış etkenlerden direk etkilenen yüzeydir. Dermis cilde elastikiyet veren cildin su, lif,kollajen ihtiyaçlarının karşılandığı tabakadır. Yani dermis bizim genelde sorunlarımızın olduğu tabaka diyebiliriz. Hipodermis ise yağ hücrelerinden oluşarak enerjinin depolanmasını sağlar. Dermokozmetik ürünlerin en büyük avantajı etken madde bulundurur ve bu etken maddeler dermis tabakasına etki eder. Eğer cilt sorununa uygun etken maddeli bir preperat kullanırsan hedeflediğin cilt görünümüne sahip olabilirsin. Dermokozmetik markaların üretiminde Fransa neredeyse tüm dünyaya hükmünü sürdürüyor. Dermokozmetik ürün firmaları her bir cilt tipi ve cilt sorununa farklı formülasyon geliştirip cilt sorunlarını çözmeyi kendine ilke edinmiştir kozmetikte ise bu ayırım daha azdır. Dermokozmetik ürünler ilaç sanayine benzer güvenilir tesislerde üretilir ve tüm kontrol ve alerjik testleri yapılıyor. Firmalar ciddi ar-ge çalışmaları yapıyorlar ama kozmetikte biraz bilgisi olan kozmetik okulu diye bir şey açıp bu işi insan cildinin fizyolojisini bilmeden, koruyucu olarak kullandığı metilparabenin kanserojen etkisini sorgulamadan ruj,losyon yapıyorlar yani kozmetik ürünler üretim aşamalarında da bilimsel yaklaşımdan uzaklar. Sonuç olarak güzelliğimize verdiğimiz önem sağlığımızı etkilemesin. Hem sağlığımızı hem de güzelliğimizi düşünen dermokozmetik ürünlere yönelelim.

Şarkı Önerileri ve En Sevdiğim Satırları

The spirit held a magic flask
Said, “drink it to forget the past
But careful it’s a poison batch
Each drop more painful than the last
If you fail you’ll wish for death
If you finish: you’ll be free at last.”
Sen benim ışığımsın karanlığa paydosum
Senin şehrine yolcular vardı
Şafakta gemiler hep demir alır
Seven sahilde hep yalnız kalır
Kıskanırım seni o yolculardan
Belki seversin birini diye
If you’re looking, you won’t find me…
Olsun demek de zor artık
Çocuk düşlerimiz yok artık
I want to find the right things to say
But every line ends with goodbye
Düşün düşün aşamıyorum engelleri
Varamıyorum yanına çarelerin
Bu yüzden aramadım kimseyi
Yerine koyamadım bu gece hiç kimseyi
Gelme inanamazsın
Gelme dayanamazsın
Gelme kurtaramazsın
Girls, don’t forget your pearls
And all of your horses
As you make your way across the pond
Girls, don’t forget your curls
And all of your corsets
Let colours bleed, for a soul to see
Doğuştaki o muhteşem güzellik bile
Nereden gözlersen gözle
Dolu dolu gözyaşı ile
Kan ile terle değil mi?
The bigger the river
The bigger the drought
Çıkar mı bu yollar ona? Kim bilir nerde?
isn’t that another part of being loved
the give and take and the compromise
we get down every friday night,
dancin’ and grindin’ in the pale moonlight.
grand all the prayer, feelin’ alright,
she prays the rosary for my broken mind.
I wake up in the night sometimes cravin’ your body
And I don’t really know you well
But I know that you might be down
I wouldn’t worry, you have all your life
I’ve heard it takes some time to get it right
WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın